15/12/2006 - KURABİYE**
Üçlü uzun koltukta uzanmış televizyon izliyordum , gözlerim kapandı kapanacak...Tek katlı bahçeli müstakil evimizin bahçesinde koşturuyorduk kardeşimle birlikte.Siyah çilli tavuğumuzun beş tane yavrusu olmuştu ,tek tek çıkmışlardı yumurtadan.Kardeşimle birlikte şaşkın şaşkın ve merakla izlerdik onları, ilk yumurtadan çıktıklarında çok çirkindiler.O gün yaramaz kuzenimde bize gelmişti....Annem , mutfak penceresinden sesleniyordu çocuklar civcivlere dikkat edin ,kedi gelmesin.Biz birbirimize baktık civcivler mi ? civcivleri unutmuş toprak karıştırıyorduk ,solucan arıyorduk.Yaramaz kuzenim ne kadar ellemeye, bakmaya ,korkulacak böcek türü şeyler varsa onlara merakı vardı . Bizim ev bahçeli olduğundan toprak eşeleyip solucan çıkartırdı .Neden mi? Solucanları küçük parçalara ayırıp toprağa bırakırdı ,bunu yapmasının nedeni ise ,solucan üretiyordu...Evet solucan üretiyorduk...Mutfak penceresinden misss gibi annemin kurabiye kokusu geliyordu ....
birden irkildim ,uyandım nasıl bir rüyaydı bu anlamadım... Duygularımın çözülmesi gibi birşeydi belkide gördüklerim. Seni özledim... birde annemin kurabiyelerini... belkide birbirinize çok benziyorsunuz... Annemin kurabiyelerini kendi ellerimle şekiller verirdim. Sana da şekil vermek istiyordum kalbimde ama sen bu kadar uzakken nasıl olacaktı kurabiyem
Yoğurduğum hamurumun kabartma tozusun sen var olursan bu hamur kabaracak. bazen sinirle kopartıyorum hamurumu senden bir çapa yapıyorum .Bazen sevgiyle kopartıp kalp yapıyorum. Üzerine göz yaşlarımı sürdüm...
Hazır mısın kalbimin içindeki sıcaklıkta pişmeye,ben çok heyecanlıyım .
Sen pişerken ne şekil alacaksın ?
Fırının ön camına dayadım burnumu izliyordum içimdeki ısıda şekil alışını bazen kabarıp sönüyordun bazen de yanmış kavrulmuştun nasıl becerebiliyordun bu halleri hep birlikte yaşatmayı. bana elini uzata bilseydin eğer ,seni çekip kurtarabilirdim çapa olmaktan sert yanan ateşlerden yada derinliklerde vurgun yemekten. ama sen her zamanki gibi yine noktalı virgül olmaya devam ettin. şimdi cam bardak içinde çayım ,sende karşımda bir tepsi içinde al yüreğim afiyet olsun....
Şimdi bir çapa oldun yutkunurken boğazıma takılı kalan
(kahve yanında kurabiye iyi gider )
|